2009-01-09 00:02:08 - Her vaktiniz hayrolsun Efendim.
Yazan: birdirbir
• "... Göklerin ve yeryüzünün ve her ikisi arasındakinin mülkü Allah'ındır. O dilediğini yaratır ve Allah her şeye kadirdir" (Mâide/6).
Allah: Mâlikü-l Mülk'tür; yâni bütün mükevvenâtın Hâlikı ve Mâliki'dir. Mülkünde bütün tasarruf yetkisi ancak Zât'ına mahsûstur. Dilediğini, dilediği gibi yâni bütün kader ve kazâsı ile birlikte yaratır. Bunu tâyin etmek konusunda yegâne Yetki, Hikmet, İlim, İrâde, Hüküm, Hilkat (Yaratma) ve Kudret'in sâhibi sâdece ve sâdece O'dur.
• "Allah sana bir zarar verirse o zararı O'ndan başka giderecek yoktur ve eğer sana bir hayır verirse zâten her şeye gücü yeten de O'dur. O, kullarının üzerinde her türlü tasarrufa sâhib¬tir" (En'am/17-18)
Eğer bir zarara uğradığın zehâbına kapılırsan o zararı Allah'dan başka giderecek bir zât yoktur. Zararını ortadan kaldırdıklarını zâhiren gözlediklerinin hepsi de bil ki Allah'ın senin hakkında Ezel'de vermiş olduğu Kader hükmüne uygun hareket etmektedirler, ve çoğu da bunun bilincinde değildir. Görünüşe aldanmayınız! Allah yüce Hikmeti ile bütün mükevvenâtın Kader'ini Ezel'de tesbit etmiştir. Görünüşün ardında, aslında, her şeyin gerçek sebebi yalnızca ve yalnızca O'nun Hükmü'dür.
• "Şurası gerçektir ki Biz her şeyi Kader'e göre yaratırız" (Kamer/49)
Kader bütün bu Mükevvenât'ın ilâhî, yâni Allah'a mahsûs olan, programı ya da senaryosu'dur. Allah, her bir nesnenin vücûd âlemindeki zuhûrunun Ezel'de "Ol!" emriyle yaratmış olduğu bu programa, bu sanaryoya uygun olmasını İlâhî Hikmeti'yle murâd ve takdîr etmiştir.
Dünyevî bir misâl aracılığıyla konuyu daha iyi anlamamızı sağlayacak bir mukayese yaparsak, bir tiyatro oyunu mutlaka bir senaryo'ya dayanır. Senaryosuz tiyatro denemeleri de yok değildir ama sahneye çıkarken nasıl davranacakları, ne türlü bir oyun sergileyecekleri hakkında aralarında en ufak bir anlaşma olmayan aktörlerin ve figüranların plânsız programsız ve tulûatvârî (doğaçlamasına) sergileyecekleri bir gösterinin seyircide bırakacağı intiba eninde sonunda bir karmaşadan (kaos'tan) ibârettir. Oyuna düzen ve anlam bahşeden ancak senaryodur. Senaryonun 1) amacı, ve 2) ele alınış biçiminin hikmeti ise ancak yazarının peşinen bildiği, seyircilerin ise oyun bittikten sonra tahmin ya da îmân edebilecekleri husûslardır.
Senaryo, oyunun: 1) başını, 2) sonunu ve 3) iç dinamiğini belirler. Her bir aktörün, her bir figüranın oyun içindeki: 1) konumunu, 2) davranışını ve 3) konuşmasını yâni, kısacası 4) oyun içindeki kaderini tâyin eder.
Değerli arkadaşım Yüce Allah yarattığı kullarından kime ne zaman mavi/(ya- ya da) kızıl göstermeyi murad etti ise onu ezelde etmiştir. bizler Kızılın içinde saklı olan mavi ye dair hikmeti anlayabilirsek(!) şanslıyızdır. Neden isyana vesile olmaz da ondan. Şükürden ayrılmamış oluruz.... değilmi? umarım bu yorum uzun ve sıkıcı olmamıştır. Bilvesile Mübarek Cuma'nızı da tebrik eder hayırlarından istifade etmenizi niyâz ederim Efendim.
mücrimim, geldim dayandım kapına YA RAB.. Bilirim ne denli bir bataklık sarmış benliğimi, bir buz çölünde ilerliyorum, ne yol belli ne akibet. Allah'ım; İstikametini şaşırmış bu mücrim kuluna merhamet et... Korku var elbet yüreğimde; lakin rahmetinin umudu daha da yükseklerde... gazabın hak, ancak rahmetin daha da yükseklerde... Ey dulara icabet eden , EL AFüV olan adının hürmetine bağışla bizleri...sen affetmeyi seversin, kasem olsun sen annemizden de şefkatlisin. Allah'ım; bizleri efendimizin (S.A.V)'in ahlakıyla ahlaklandır, Kur'anı hakiminin izzetiyle şereflendir. Mücrim de olsak, günaha da batsak gidecek başka yol yok... Dua tek ehemmiyetimiz, affına mazhar kıl bizi RABBİİİM... HAYIRLI CUMALAR.....